30/4/2008 - Hüzün Kokar Rıhtımlar, Yalnızlık Kokar

Bir dost ararsın, elini uzatırsın elin havada kalır... Gözlerin tavanda, sözlerin ağzında çaresiz kalır... Uzun ince bir ah gibi, bir sızı gelip saplanır kalbinin tam orta yerine burgulu bıçak gibi...
Ne kadar sevgi varsa kanar içinde işte o zaman, ne kadar özlem varsa yanar... Oturup ağlamak istersin şöyle doya doya ama akmaz bir damla yaş gözlerinde... Yüreğinin ağladığını hissedersin o an, yüreğinle beraber geçmişin de ağlar içinde... Ömrünce hep kırılırsın, kanarsın, durduramazsın kanamayı...
Kırgın, kızgın, yorgun, bir o kadar da yaralısın... “Hayat ki, hakkını hep başkalarına vermiştir ama yinede haklı çıkan hep başkaları olmuştur”.
Ey der susarsın, susar yürürsün yüreğinin yollarına sererek hıçkırıklarını, yağmur yağmur tomurcuklara yağar gözyaşların. İçindeki kör karanlık patikalarda yolunu bulmaya çalışırsın ama nafile, kaderindeki hoyrat rüzgarlar bir yandan bir yana savurur incinen ince ruhundaki incinmişlikleri...
“Ey gecelerinde kahrolduğum hayat, sokaklarında sırılsıklam ıslandığım şehir, artık bu yerlere sığamıyorum” dersin. Gökyüzünde katar katar turnalar göçüp gider sılana, turnalar gider sen kalırsın. Uyku tutmaz geceleri, yitik düşlerinin gölgesine sığınınırsın, gölgeler gider sen kalırsın. Bilirsin ki, göçmen hiç bir kuş uçamaz kanatları kırıksa...
Hüznün yırtık gömlek gibi durur sırtında, kırılgan bakışlarında hüzün sızar aynalara her gece. Ne kimselere anlatacak bir öykün var, mutlulukla başlayan. Ne de bir sevinç, gözlerinde bahar yeşili umutlar taşıyan.
Suların ötesinde bir çiçek büker boynunu her akşam. Adı gül, kokusu gül, rengi gül, gözyaşı gül, iki gözü iki çeşme. Mutsuz avuntusuz ve suskun.
Kar yangını bir gecedir zaman artık, kahrolası ıssıs sokaklarda... Akşam şehire her gelişinde, hüzünle gelir. Acılarını alıp gitmez... Kanadı kırılmış yavru bir kuş gibi sığınacak bir dal ararsın...
Ve sessizce solursun bir hazan yaprağı gibi. Önünde çocukluğun geçer, ilk gençliğin geçer yıl yıl. Gömülürsün karanlığın en derin dehlizlerine... Hüzün kokar rıhtımlar, yalnızlık kokar. Yalnızlık ölüm kokar... Bazen karanlıkta kalır tükenir nefesin...
Alıntıdır
|
|
Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
12/2/2007 - YAŞARKEN HİÇ BİR ŞEY İÇİN GEÇ DEĞİL...
Hala nefes alıyorsak ve hala seviniyor, üzülüyor, ağlıyor, çığlık atabiliyorsak yaşıyoruz demektir... yaşıyorsak hala herşey için umut var demektir..Yeni bir atılım yapmak, bir girişimde bulunmak ve kendi kendini yenilemek için insan yaşamında herhangi bir yaş sınırı yoktur..
Bilge Bertrand Russel, tüm dünyanın ilgisini üzerine çeken barışçı eylemlerine giriştiğinde yaşı 94’tü. Picasso 90 yaşında gravürcülüğe başlamıştı. Santa Maria Degli Angeli Kilisesinin planlarını çizmeye başladığında Michelangelo da 88’ine yeni basmıştı. Alman şair ve yazarı Johann Wolfgang von Goethe, ünlü başyapıtı “Faust”u bitirdiğinde yaşı 81’di. Somerset Maugham ile Leo Tolstoy, 82 yaşındayken bile edebiyatla ilişkilerini kesmemişlerdi..
Ya ben.. Fark ettimki hayatın koşuşturmacasında kendimi kaybetmişim... Bulmak için zamanımın olmadığı gibi basit bahanelerle gençken geçmesi için dualar ettiğim zamanın, ne kadar çabuk geçtiğini fark etmeden kısır döngülerim içerisinde bir oyana bir bu yana savruluyorum..
Ya siz.. Sevdiklerimize, kendimize zaman ayırmak için, kitap okumak için, güzel bir müzik dinlemek için, bir çiçeğin açışını seyretmek için, doğan güneşi karşılamak batan güneşi uğurlamak için ya vaktimiz yok yada çok yorgunuz.. Yapmak istediklerimiz ile yaptıklarımız arasındaki fark gün geçtikçe büyümekte..
İşte bugün hayatımızda ihtilal yapalım.. Hayatın kısır döngüsünü kıraraktan çarkın küçük bir dişlisi olmaktan çıkalım :-)
|
|
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
12/2/2007 - İNSANLARA VEREBİLECEĞİMİZ ÖZEL ARMAĞANLAR
Dinleme ; Gerçekten dinleme.. Kesmeden, dinlermiş gibi yapmadan, vereceğimiz cevabı düşünmeden. can kulağıyla.. Sevgi ; Kucaklayın, öpün, ellerini tutun. Kahkaha ; Fıkralar anlatın, neşelendirin. Onlarla birlikte olmayı sevdiğinizi gösterin. Notlar ; Küçük teşekkür notları gönderin, kısa şiirler.. Kısacık notlar, büyük bir anı olarak hatırlanacaktır.. İltifat ; Küçücük bir iltifat karşınızdakinin moralini düzeltir, gününü aydınlatır.. Küçücük bir cümleyi insanlardan esirgemeyin.. İyilik ; Günlük işlerin karkaşasından yapacağınız bir iyilik moral verir. Yalnızlık ; İnsanlar insansız olmaz.. Fakat bazen sadece yalnızlığı isteyebilir. Bazen insanlara yalnızlığı, böylece kendilerini armağan edin.. Neşe ; Neşe ve hüzün bulaşıcıdır. Hüznünüzü değil neşenizi bulaştırın insanlara
Hayat, almaktan çok vermektir. Cömertliğin maliyeti de yoktur
|
|
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
1/1/1970 -

Sokaktayım ve yürüyorum. Yürüdükçe kışa vurgun gönlümdekileri arkamda bırakıyorum. Kafamı kaldırıyorum ve dilimi şükürle buluşturuyorum.Ne mutlu ki diyorum gülümseyebilmeyi biliyorum. Yaramı da seviyorum.Yarayı açan değil açtırana hamd olsun diyorum. Sıkıntılarım beni güçlü kılıyor. O halde yorulmak yok yola devam diyorum. Ellerimi semaya kaldırıyorum.diz çöküyorum.Gözyaşlarımı avucuma saklıyorum.Kalbimin kanayan yanını diğer yanıma emanet ediyorum ve şükrediyorum..Hala dik duracak kadar güvenim olduğu için…
Ağzımdan son bir cümle dökülüyor.
" Kalbi olanın hüznü de vardır … "
|
|
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
|
Hakkımda
hayatıma giren bütün dostlarım kalbimin en müstesna köşesinde saklı UNUTMADIM kaybolmuş geçmişlerden geliyorum
Kategoriler
bebek resimlerimdua ufkuhayattan notlarhikayeilahiozlu sozlerresimlerimsevgisiirsiirlerimyasamyüreğimden dökulenler
Arkadaşlarım
adihasret24 atyarisialtili pacelladan gifdunyasi kulkedisisendromu morbeyaz1 evrimyalani birbulut bitmemistango handus siirzevki alternatifblog GRAFIKDUNYASI benimkendidunyam secretinlove yaban19 Mansur milenkam okyonusmelegi bbettull umudayolcular musateker mutasavvimiz horseracing musab46 Cengizakalin asudemm afyonlumurat36 bendesaklisin sonbaharyesili meleksoylu zeynaa cukurbag2
|